29 Ocak 2013

Site Haritası Nedir? Blogger Site Haritası Gönderme


Site Haritası Nedir?


Site haritası yani Sitemap, web sitesinin arama motorlarına tanıtılması için geliştirilmiş bir protokoldür. Site haritası, Arama motorlarının web sayfalarını hızlı  indekslemesi için oluşturulurlar. Site haritası, site içeriğinizin arama motorları tarafından fark edilip, işaretlenmesi için en kesin, kolay ve legal yöntemdir.

Blogger, Google'ın sunduğu subdomain üzerinden hizmet veren web-blog olduğu için site haritası (sitemap) gönderimi bağımsız olarak yapılamaz. Blogger için yapacağımız web sitesi harita gönderimi, yani içerik dizin bildirimi farklı olacaktır.

Blogger site haritası bildirimini, bir başka Google hizmeti olan web yöneticisi araçları/web master tools sayfasından yapacağız.

Blogger için Web Yöneticisi Araçları Üzerinden Site Haritası Ekleme

  • İlk önce web yöneticisi araçları sayfasında oturum açın.

https://www.google.com/webmasters/

  • Aşağıdaki resimde sağ üst köşede yer alan "site ekle" butonu ile sitenizin URL'sini girin.
Web Yönetici Araçları - Site Ekle

  • Siteniz kabul edildikten sonra site adresinizi tıklayın. Açılan kontrol panelinde yer alan Optimizasyon - Site Haritaları seçeneğine gidin.

Optimizasyon - Site Haritaları
  • Sağ üst köşedeki site haritası ekleme/test etme butonuna basarak açılan kutuya, blogspot.com/  adresinizden sonra gelecek şekilde aşağıdaki bilgileri aynen girin. 

Site Haritası Ekleme / Test Etme

Blogger için varsayılan site haritaları (sitemaps) şunlardır: 


  • sosyalmedyamecerasi.blogspot.com/feeds/posts/full 
  • sosyalmedyamecerasi.blogspot.com/feeds/posts/default?orderby=updated 
  • sosyalmedyamecerasi.blogspot.com/feeds/comments/default?alt=rss

Bu gönderimler sitenizin içeriğini Google'a bildirmek için birinci adımdır. İkinci adımda, daha gelişkin olarak içeriklerinizin listesini gönderebilirsiniz. İkinci adım gönderimde, blogunuzun içerik/post sayısı temel alınır.

Blogunuzda 500’den az içerik varsa site haritanız:

sosyalmedyamecerasi.blogspot.com/atom.xml?redirect=false&start-index=1&max-results=500

Blogunuzda 500-1000 arası içerik  varsa site haritanız:

sosyalmedyamecerasi.blogspot.com/atom.xml?redirect=false&start-index=501&max-results=500

Site Haritası gönderildi.

Sonuç


Site haritası gönderiminiz Google'a ulaştırıldı, hatalı url ve meta etiketler ayrı tutularak, sitenize ait içerikler artık daha hızlı biçimde indekslenecektir.


Ahmet Usta



24 Ocak 2013

Facebook Graph Search ve Retrospektif




Gör Ve Bul


Facebook, 2004 yılında hayatımıza giren ve online dünyada kullanıcılarının geçmişini biriktiren bir sosyal ağ platformu. Web 2.0 dünyası ile kullanıcının kişisel ve kamusal olarak yakın geçmişini “görsel veri” olarak elinde tutan Facebook, uzun zamandır beklenen Graph Search – sosyal ağ araması  hizmetini, beta olarak devreye soktu.


Facebook graph search - sosyal ağ arama motoru


Facebook Ve Retrospektif


Facebook, biz kullanıcılarına retrospektif olanağı sunuyor. Facebook, 1 milyardan fazla kullanıcı, 250 milyara yakın fotoğraf ve 1 trilyondan fazla bağlantıyı-içerik-paylaşıma sahip yakın dönem görsel yıllığı olarak tanımlanabilinir. Facebook elindeki bu görsel arşivi, şimdilik kısıtlı kullanıcı sayısı (Amerika) üzerinden görsel sosyal ağ aramasına açtı.


Prototip Semantik Web


Graph search, kullanıcıların geçmiş deneyim ve beğenileri üzerinden benzerlik algoritması ile hareket ederek, kullanıcının profiline yakın kişi, grup ve içerikleri sunmayı hedefliyor. Benzerlik ve görsel değerlendirme noktasında bu hizmetin web 3.0 yani semantik web uygulamalarının biri prototipi, öncülü olduğu söylenebilir. Uygulamanın beta sürümü üzerinden bekleme listesine dâhil olmak için aşağıdaki sayfadan gönderi yapabilirsiniz.

 https://www.facebook.com/about/graphsearch  

Facebook Sosyal ağ Araması Beta'yı Deneyin



Graph Search - Sosyal Ağ Arama 


Başta Google olmak üzere kelime tabanlı arama sorgusu yapan arama motorlarından farklı olarak graph seach - sosyal ağ arama, görsel ileti ve paylaşımları analiz ederek çalışacak. Facebook ilk etapta kullanıcılarının yıllar içindeki görsel-işitsel paylaşımları üzerinden tanımlama ve ağ oluşturmayı hedefliyor. Facebook’un bir sonraki adımı ise, günlük ileti yazıları ve kişisel-sosyal değerlerin kullanılması ile kullanıcının kendini profiline yakın insanı bulmasını, match etmesini amaçlanıyor.

Zuckerberg'in sosyal ağ medya sunumu



Graph Search İle Güvenlik Ve Özel Hayat


Benzer geçmiş deneyim, sosyal konum ve hobiler üzerinden gelişen grafik tabanlı sosyal ağ arama sonuçlarının, semantik web uygulama örneklerinden olduğu görülüyor. Akla gelen ilk soru, yoğun olarak kullanılması beklenen bu uygulama sürecinde, özel hayat-mahremiyet sınırının ne olacağı? Bu sorular karşısında hazırlıklı olan Facebook kurumsal ekibi, kullanıcının kişisel-gizlilik ayarları içinde sunduğu içeriği algoritmaya dâhil etmeyeceğine, güvenlik önlemlerinin şimdiden alındığına dair açıklamada bulundu.

Facebook Sosyal Ağ Araması ve Gizlilik



Graph Search'den Beklenen Yenilikler


Beklenen yenilikler noktasında beta sürüm üzerinden fikir sahibi olabiliyoruz. Örneklendirmek gerekir ise; “Beykoz’da oturan bekâr ve bisiklet kullanmayı sevenler”in görselleri ve listesi veya  “2001 uzay macerası filmini seven Fransa’da yaşan Türk vatandaşları” benzeri sonuçları, kullanıcıya sunmayı vadediyor. Grafik tabanlı aramadan asıl beklenen ise kelime değil, cümle bazlı sorguları anlamlı olarak sonuçlandırması. Eğer bu gerçekleşir ise, yakın dönemde e-ticaret ile entegre sosyal medya ağları, arama motorlarının bir adım ötesine geçip, Facebook önderliğinde gücüne güç katacak.

Facebook Ve Gelecek


2004 yılında itibaren dijital olarak insanların hayatına giren; doğum-düğün ve cenaze benzeri deneyimler üzerinden, kullanıcıların görsel ağırlıklı geçmişini biriktiren Facebook, elindeki verileri artık bir retrospektif ve “görsel veri tabanı” olarak daha etkin kullanmaya başladı. Grafik arama uygulamasının, gelmesi beklenen – want&buy uygulaması ile birlikte sosyal medyanın internet üzerindeki penetrasyonunu optimize edeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Facebook, graph search uygulaması ile size, ruh ikinizi bulmayı vaat ediyor.

Ahmet Usta

15 Ocak 2013

5651 Sayılı İnternet Kanunu Ve Özgürlük


5651 Sayılı Kanun


5651 sayılı “İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun”  AİHM tarafından, insan hakları ihlali olarak kabul edildi. 5651 sayılı kanun metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


5651 sayılı kanun kapsamında yapılan, internet erişimini engelleme faaliyetlerinde dayanak olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki ceza halleri temel alınmaktadır. 5651 sayılı kanun, erişim engelleme kararlarında idari organlara, “şüphe gerekçesiyle” hareket etme olanağı veriyor, kanunun bu tartışmalı yapısı dolayısıyla internet yayıncılığına uygulanabilecek müdahale alanı gittikçe genişliyor.

5651 sayılı İnternet Kanunundan alıntı metinler


MAD­DE 8 –  (2) “Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı, so­ruş­tur­ma ev­re­sin­de hâ­kim, ko­vuş­tur­ma ev­re­sin­de ise mah­ke­me ta­ra­fın­dan ve­ri­lir.”

MAD­DE 8 - (10) “Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı­nın ge­re­ği­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı­nın so­rum­lu­la­rı,  al­tı ay­dan iki yı­la ka­dar ha­pis ce­za­sı ile ce­za­lan­dı­rı­lır.”

MAD­DE 9 - (1) “İçe­rik ne­de­niy­le hak­la­rı ihlâl edil­di­ği­ni id­dia eden ki­şi, içe­rik ve yer sağ­la­yı­cı­sı­na baş­vu­ra­rak ken­di­si­ne iliş­kin içe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı­nı is­te­ye­bi­lir.”

MAD­DE 10 - (1) “Ka­nun­la ve­ri­len gö­rev­ler, ku­rum bün­ye­sin­de bu­lu­nan Baş­kan­lık­ça ye­ri­ne ge­ti­ri­lir. Baş­kan­lı­ğın bu Ka­nun kap­sa­mın­da­ki gö­rev ve yet­ki­le­ri şun­lar­dır:

a) in­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ve ka­nun kap­sa­mı­na gi­ren suç­la­rı oluş­tu­ran içe­ri­ğe sa­hip fa­ali­yet ve ya­yın­la­rı ön­le­me­ye yö­ne­lik ça­lış­ma­lar yap­mak,

b) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ya­yın­la­rın içe­rik­le­ri­ni iz­le­ye­rek, bu Ka­nun kap­sa­mı­na gi­ren suç­la­rın iş­len­di­ği­nin tes­pi­ti ha­lin­de, bu ya­yın­la­ra eri­şi­min en­gel­len­me­si­ne yö­ne­lik ola­rak, ka­nun­da ön­gö­rü­len ge­rek­li ted­bir­le­ri al­mak.

c) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ya­yın­la­rın içe­rik­le­ri­nin iz­len­me­si­nin han­gi se­vi­ye, za­man ve şe­kil­de ya­pı­la­ca­ğı­nı be­lir­le­mek.

e) İn­ter­net or­ta­mın­da her­ke­se açık çe­şit­li ser­vis­ler­de ya­pı­la­cak fil­tre­le­me, per­de­le­me ve iz­le­me esas­la­rı­na gö­re do­na­nım üre­til­me­si ve­ya ya­zı­lım ya­pıl­ma­sı­na iliş­kin as­ga­ri kri­ter­le­ri be­lir­le­mek.


İnternet ve Özgürlük - İnternet and Liberty




5661 Sayılı Kanuna Dair Genel Değerlendirme


Türkiye’de internet erişimi,  iddia edilen suç ihlali kesinleşmeden “şüpheli” tanımı altında engellenmekte ve filtrelenmektedir.

Eğer hukuki olarak teorik kuvvetler ayrılığı prensibinden uzaklaşılmış ise, ilgili kanun maddeleriyle idari kurumlar ki başta Başbakanlık, internet erişiminin engellemesi kapsamında keyfi ve sehven hareket edebilir.

İnternet erişimi, kişisel hak ve özgürlüklerimizin temeli olan ifade özgürlüğümüzün olmazsa olmaz bir parçası haline gelmiştir. Birleşmiş Milletler, 4 Haziran 2011 tarihinde internet erişimini, temel insan hakları faaliyetlerinden bir olarak tanımlamıştır. BM’in bu tanımlaması, taraf olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de kapsadığı için ülkemizdeki internet erişim yasağı, uluslararası hukuk çerçevesinde insan hakları ihlali anlamına gelmektedir.

Diğer bir hukuki kriter ise, Avrupa Konseyi’nin 19 Nisan 2011’de aldığı karardır. bu karar çerçevesinde internet erişimi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne eklenmiştir. Avrupa Konseyi’nin kararı; bireylerin internet erişimini, her türlü devlet müdahalesine karşı hukuki olarak güvence altına almaktadır. Konseyin aldığı karar sonucunda, ülkemizde de uygulanmakta olan “internet erişim filitre uygulamaları” insan hakları ihlali anlamına gelmektedir.

Yakın dönemde ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 18 Aralık 2012’de görülen Ahmet Yıldırım/Türkiye davasında, Türkiye’de uygulanan 5651 sayılı kanunu ifade özgürlüğüne aykırı bulmuştur. AİHM’si, 5651 sayılı yasa ve uygulamalarının insan hakları ihlali olduğunu açıklamıştır.

“suç­la­rı oluş­tu­ran içe­ri­ğe sa­hip faaliyet ve yayınlar” tanımı ve suç olarak tanımlanan kimi alt başlıklar gerek uluslararası hukukta, gerek ise kamu ve özel hukukta hala tartışılan eylem ve fikirlerdir. Kimi ifade özgürlüğü faaliyetlerinin, kanun kapsamında ceza ve kamu hukuku ihlalleri olarak değerlendirilmesi diğer önemli sorunlardan biridir.

Kanun maddesinin, anayasaya aykırı ve tezat içeriği hemen göze çarpmaktadır. T.C. Anayasanın temeli olan, kişi temel hak ve özgürlüklerinin içerisinde bulunan ifade özgürlüğü ve haber alma hakkı, 5651 sayılı kanun ve uygulamalarına bakıldığında anayasaya aykırılık göstermektedir.


Ahmet Usta

13 Ocak 2013

Web Dünyasının Tarihi ve Semantik Web Nedir?


1990’lı Yıllardan Günümüze Web Dünyasının Gelişimi


World Wide Web’in temelini HTTP protokolü (Hypertext Transfer Protocol) ile HTML (Hyper Text Markup Language) oluşturmaktadır. HTTP ve HTML, Web’in temeli olarak CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) ağı çatısı altında çalışan bilim adamlarının iletişimi için Tim Berners Lee tarafından, 1980’li yılların sonunda geliştirildi. CERN’de kullanılan teknolojik altyapı, Arpanet’e dayanıyordu. 

Arpanet, 1950 yılların sonrasında A.B.D’nin rekabet halinde olduğu S.S.C.B’ne karşı uzay teknolojilerinde geri kalmamak için kurduğu, Amerikan üniversitelerini entegre eden bilimsel bir ağdı. 1990’lı yılların ortalarına doğru, CERN tarafından kullanıla Web teknolojisinin insanlığın hizmetine sunulması kararlaştırıldı. 1990’lı yıllarda hizmete sunulan Web’le birlikte insanlık, matbaanın icadından bu yana hiç görmediği bir hızla, siber-gündelik değişiklikler yaşamaya başladı.

Web dünyasının gelişimi, web 3.0 ve semantik web gibi tanımlamaların değerlendirilmesi için daha önce yayınladığım "Web 3.0 nedir? Ne olabilir?" isimli yazıma bakabilirsiniz. Web 1.0, 2.0, 3.0 Ne Demektir? Semantik Web Nedir?


Web dünyasının ilk nesli Web 1.0, (1995-2000) yalnızca HTML belgelerin yer alabildiği “donuk” sunucu tabanlı bir yapıya sahipken, Web 2.0 (2000-2010) ile birlikte insanların aktif olarak katılabildiği etkileşimli ve kullanıcı tabanlı bir dijital dünya doğdu. Web 2.0’ın İlk örneklerini forum, chat ve illegal paylaşım platformlarının oluşturmuştu. Web 2.0 ile bilirlikte yaşanan gerçeklik, ikincil yaşam/second life olarak kabul edildi. Web 2.0 ile birlikte günümüzün vazgeçilmez dijital iletişim mecraları; YouTube, Facebook, Twitter ve bezerleri hayatımıza girdi. Gelinen noktada, on-line ve off-line dünya bütünleşti.

Semantik Web - Semantic Web

WEB 3.0 Teknik Olarak Nedir?

World Wide Web iletişim ağında, veri kaynakları HTML ve XML işaretleme dili içinde tanımlanmaktadır. Semantik web ile birlikte düşünülen RDF işaretlemesi ve OWL dili sayesinde, web ortamındaki veri bilgisayarlar tarafından kolayca yorumlanacaktır.
Şuan da kullandığımız web,  XML işaretleme dilini kullanmaktadır. XMLweb kaynağı dokümanlar için “yüzeysel söz dizim kuralları ve tanımlamalar” sağlar.

RDF (Resource Description Framework – Kaynak Tanım Çerçevesi)  ise, web ortamındaki nesne ve özelliklerini değer olarak yeniden tanımlayacak gelişkin veri modellemesidir. RDF dilinin temeli, XML sözdiziminde ifade edilebilir. RDF, XML’in kaynak tanımlama sözcük kümesini genişletmekte ve yorumlamaya hazır halde getirmektedir.

Web teknolojisinin gelişim süreci - The development process of web technology

RDF 

RDF işaretlemesi oluşturulan veri modellerinin karşılaştırmak ve yorumlamak için anlamlandırma dilleri gerekmektedir. Ontoloji dilleri, web verilerini anlamlaştırmak için çok daha güçlü nesne ve özellik yapılarını kullanır. Semantik web için OWL dili standart olarak kabul edilmiştir. OWL’nin açılımı, ontology web language’dir ve W3C konsorsiyumu tarafından geliştirilmektedir. (W3C-2002) Bu konuyla ile olarak  "W3C ve Dbpedia nedir?" isimli yazıma bakabilirsiniz.  W3C ve Dbpedia nedir?

OWL

OWL, Anlamsal Web’in gelecekteki uygulamaları için temel teknoloji dilidir. OWL, XML ve RDF tarafından sağlanan anlamların açıklanmasını ve yorumlanmasını sağlamak için geliştirilmiştir. OWL, kaynak verilerinin özelliklerini ve sınıflarını tanımlamak için daha fazla sözcük grubu ve hatta cümleler kullanmayı amaçlamaktadır.

OWL dilin geliştirilmesi bittiğinde standart bir ontoloji dili olarak, birçok bilişim uygulaması kolaylık ve eşgüdüm kazanacaktır. OWL, XML tabanlıdır yani dönüşüme açık açıktır. OWL, Kullanılan web dillerinin içeriğini yorumla amacıyla web işaretlemenin dilinin yaşamakta oluğun evrimin son aşamasıdır. XML, bir ürün listesini sadece veri parçası olarak işaretlerken; OWL indekslenmiş veriler arasında çapraz sorgulamalar yapabilecektir.

Web standartları - Standarts of  Web

Semantik Web Neleri Çözebilir?


Web 2.0 dünyasının gelişimine rağmen işlevsellik problemleri hala devam ediyor. Başta Google, Bing, arama motorları anahtar kelime bazlı çalışaraktan, html içine gömülü bir “keywords dünyası” yaratmış durumdalar. Kelime bazlı arama hem kullanım beklentilerini karşılamıyor hem de kullanıcıyı pasifleştiriyor. Diğer yandan içerik üreticilerini Seo kavramı ve tekniği adı altında zararlı uygulamalara da yönlendirebiliyor. 

Web ortamındaki bilgilerin metin olarak indekslenmesi, arama motorlarının ve bilgisayarların veriler arasında ilişki kurmasını sınırlıyor. Şuan ki noktada kullandığımız bilgisayar ve işletim sistemlerinin, Web ortamında karşılaştığı içeriği yorumlayamaması hem güvenlik ve hem de bilgi doğrulama sıkıntısı yaratıyor. Soruna çözüm olaraktan, web dünyasının bilgisayarlar tarafından anlaşılabildiği yeni nesil bir web düşünüldü: Semantik Web yada Web 3.0

Geliştirilmeye devam eden Semantik Web uygulamalarının bir kısmı şimdiden hayata geçirildi. Sosyal ağ sitelerinde “şu kişiler profilinize değerlerinize göre arkadaşınız olabilir?” veya “bunu beğendiyseniz, şunu da beğenebilirsiniz” gibi yönlendirmeler web 3.0 ilk uygulamalarıdır.

Semantik Web ile Web 2.0 arasındaki en önemli fark, arama motorları teknolojisinde görülecek. Şimdilerde  “bunu mu demek istediniz” diyen arama motoru, sorgulayıcı kelimelerin yerine cümle yazdığınızda “şöyle yapmalısınız” veya “geçen hafta ki, sorgunuza dayanarak şöyle olabilir” benzeri sorgu sonuçları verecek.  Hatta, semantik web içindeki bir kullanıcı, arama motoruna kelime değil, “cümle soru” sorabilecek ve cümlelerine anlamlı cevaplar alıp, aramasında gelişmiş ifadeler kullanabilecek.

Diğer yandan kullanıcının belki de, tüm bilgi ve ilgilerine teknik olarak sahip olan semantik yapı, yeni bilgi ve deneyim arayışlarının önüne geçebilecek veya denetleyip, manipüle edebilecek.

Semantik Web, çok şey vadediyor.

Ahmet Usta

Kaynak:
http://www.w3.org/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Anlamsal_ağ
http://www.akyokus.com/presentations/

7 Ocak 2013

Konuşmayı Tanıma Ve Yazıya Çevirme Teknolojisi - 2


Konuşmanın Yazıya Dönüşmesi

Konuşmayı tanıma teknolojisi yazılımları; mikrofon aracılığı ile alınan veriyi, kullanılan akustik algoritmalar ile programın benzerlik havuzu kütüphanesindeki kelimelerle karşılaştırır ve tanımlar. Bu alandaki yazılım ve uygulamalar, verimlilik ve başarı göstermesi açısında tekil kullanıcı deneyimine bağımlıdırlar. Kullanıcı tarafından yazılıma kişiselleştirme yapılmadığı takdirde, İngilizce dilinde dahi yeterli verimlilik sağlanamaz. 

Eğitim-training süreciyle kullanıcının; yazılımın anlama ve metne dönüştürme hataları düzeltilip, yeniden tanımlayarak yazılımın "recognition" yani tanıma kapasitesini ve akustik algoritmasını yükseltmesi gerekir. Daha da önemlisi, "kişisel telaffuz" ve fonetik değerlerin algoritmaya tanıtılması, format dönüştürme ve dikte edebilme performansını arttıracaktır. Kullanıcının yazılımı, eğitim-training ile kişiselleştirmesinin yanında, “kaliteli mikrofon ve kayıt ortamındaki çevre koşulları” da ayrıca önemli verimlilik etkenleridir. 


Windows Konuşmayı Tanıma Yazılımı - Windows Speech Recognition


Mobil uygulamalar ve medya çalışanları

Apple mobile iOS ve Linux tabanlı Google Android mobil işletim platformlarında kullanabileceğiniz Speect To Tex - Speech Recognition uygulamaları mesleki olarak “Not alma ve Yayıncılık” (Take Noting and Publishing) alanlarında da rahatlıkla kullanılıyor. Özellikle basın açıklaması, toplantı notları ve röportaj ses kayıtlarını hızlı şekilde metne çeviren başarılı mobil uygulamalar, şimdiden medya çalışanlarının hayatına girdi. STT - TTS uygulamaları, gelişen ve hız kazanan mobil gazetecilik ve online medya yayıncılık ortamındaki rekabet indeksinde vazgeçilmez ses teknolojileri olarak kullanılıyor.

Kalem Ve Defter?

Konuşma sesinin, metin (text) haline dönüştürülmesiyle defter ve kalem, yakında “Masumiyet Müzesi” sergi alanlarına taşınacak görünüyor. Konuşmayı yazıya çeviren program teknolojileri, gelecekte belki de okuma ve yazma süratimizi ve alışkanlığımızı belirleyecek. Arama motoru çubuğuna tam tanımlı cümleler yazmaya dahi üşenen "dijital doğanların", gelişen uygulamalar sonucunda gelecekte "pasif okuma-yazama" alışkanlığı kazanacağı söylenebilir.

En Önemli Ücretsiz Yazılımlar (Free License - GPL)

VoxForge: Linux, Windows ve Mac üzerinde çalışan "açık kodlu" ses tanıma motorlarında kullanılmak üzere ses kayıtları toplamak için geliştirilmiş bir havuz sistemdir. 
www.voxforge.org/
MARF (Modüler Ses Tanıma Çerçevesi): sesli mesaj, ses, konuşma, yazı ve doğal dil işleme (NLP) algoritmalarından oluşan Java programı dilinde yazılmış açık kaynak kodlu araştırma ortamıdır. 
http://marf.sourceforge.net
CMU Sphinxhttp://cmusphinx.sourceforge.net
HTK: Microsoft lisanslı "açık kaynak" sistemdir, özellikle yapay zeka çalışmalarında kullanılmaktadır.
http://research.microsoft.com/en-us/groups/srg/downloads.aspx
Emacspeak: görme engelliler için bilgisayar ile konuşma ara yüzü olarak geliştirilmiştir.
http://emacspeak.sourceforge.net
eSpeak speech synthesizer: Linux ve Windows ortamlarında çalışan yazılım, "konuşma sentezleyicisi" olarak işlem yapmaktadır.
http://espeak.sourceforge.net
iATROShttps://prhlt.iti.upv.es/page/projects/multimodal/idoc/iatros/download
SHoUT toolkit: http://shout-toolkit.sourceforge.net


Apple Siri: "Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?”


Geleceğin yapaya zekâsının en net uygulama örneği, Apple Siri’dir. Pratik olarak aldığı sesli komutları anlamakla yetinmeyip, yapay zekâsı ile ilk cümlenin sentaks yapısına uygun olarak, gelecek ikinci cümleyi/soruyu anlama ve cevap verme yeteneğine sahip bir uygulamadır. İngilizce olarak değerlendirildiğinde, gerçekten başarılı bir kişisel asistandır Siri. 

Siri, kısaca yapay zekâsı gelişmiş bir voice dictation" uygulaması/app dir, diyebiliriz. “Siri, yarın sabah beni uyandır” dediğinizde  “tabi ki efendim saat kaçta?” biçiminde semantik sorgulamalar yapabilmektedir ve İngilizce "speech recognition" kütüphanelerinin altyapısını kullanarak, geçmiş yılların bilim-kurgu filmlerindeki bazı sibernetik özlemleri şimdilik kısıtlı oranda karşılayabilmektedir.


Sir: "Size nasıl yardımcı olabilirim?" - "How I can help you with"

Fakat şuanda Siri uygulamasının ciddi dil sorunu bulunmaktadır. İngilizce, Almanca ve Fransızca dilleri dışında 2012 itibariyle başka dillerden kullanılamıyor. Gelecek, tabii ki Siri ve benzeri uygulamaların pratik kullanımları ile şekillenecektir. Dil paketleri ve semantik veri havuzunun gelişmesiyle sesli komut uygulamalarının, bir işletim sistemi biçiminde gelişip, cloud/bulut teknolojisiyle entegre olarak evrimleşmesi bekleniyor. Tabi ki en büyük engel, yine insan ve onun konuşma pratikleri arasındaki farklılıklar olacak gibi görünüyor.

Google Voice Search Uygulaması

Değişik dillerin ve şive farklılıklarının çözümüne yönelen Google, Siri ile büyük bir çıkış yakalayan Apple’in dünya dillerindeki yetersizliğine karşı bir çözüm getirdi. Sonradan piyasaya girmesine rağmen Google, speech recognation uygulamasında Apple’in önüne geçmeyi belli oranda başardı. Google Voice Search, yerel dillere verdiği önem ile yapay zekâ içermese de, ses tanıma olarak şuanda dünya genelinde kullanılıyor. Google ve Apple arasında rekabetin sesli komut uygulamalarında da devam edeceği kesin görünüyor.
Google sesli arama - Google voice search
Google, Türkiye’yi öncelikli ülkelerden biri olarak kabul ettiği için ikinci dil paketi açılımında, Türkçe'yi "Voice Search" yapısına dahil etti. Google sesli arama için dünyanın tüm yerel dillerini içine alan ar-ge çalışmalarına devam ediyor. Her dil için bir milyonu aşan kelime ve telaffuz havuzları oluşturuyor. Ayrıca Google Voice Search, Gmail kullanıcılarına Amerika ve Kanada sınırlarında ücretsiz telefon görüşmesi hizmeti sunuyor.  

Konuşmayı Yazıya Çeviren Teknolojiler Ve Güvenlik-İstihbarat Birimleri

SR yazılımları, ulusal güvenlik gerekçeli “yasal dinleme” çalışmalarında yıllardır kullanıyor. Şüpheli isimler ve anahtar kelime tabanlı ses kayıtlarının incelenmesi, takip ve tanımlama sürecinin tarafsız olarak bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlıyor. Ulusal ve uluslararası güvenlik kurumlarının kullandığı ses dinleme ve metne dönüştürme yazılımları, kamusal olmuş teknolojilerden her zaman daha ileri seviyede olduğu için, daha yoğun ve verimli biçimde kullanılıyor. 

Güvenlik ve istihbarat birimleri ses tanıma teknolojilerini, daha iyi anlamlandırılmış kitle ve birey davranışları oluşturma ve kitle-birey ağını yönetme pratiğinde kullanmaktalar. Ulusal veya uluslararası güvenlik örgütleri de en çok bu teknoloji üzerinde çalışıyor ve tabi ki "gölge" yöntemlerle yetkin biçimde kullanıyorlar.
Speak to your phone

Kişisel Deneme

Google arama sekmesindeki mikrofon imlecini tıkladıktan sonra, mikrofonla sesli arama denemesi yaptım. Cümlem şu idi: “Ben, güzele güzel demem, güzel benim olmayınca “ Google sesli aramanın tanıması ve arama yapma cümlesi şu oldu: “ben, güzele güzel demem, güzel beni olmayınca”. Çok başarılıydı, %90 doğru tanımlama, semantik olarak ise sıfır hata! :))))

Gelecek günlerimizde “yazı uçacak ama söz kalıcı olacak” diyebilir ve sadece konuşabiliriz. 

Ahmet Usta

Kaynakça:
http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_speech_recognition_software#External_links
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ses_konu%C5%9Fma_tan%C4%B1mlay%C4%B1c%C4%B1_yaz%C4%B1l%C4%B1mlar
http://voice-recognition-software-review.toptenreviews.com/voice-recognition-software-dictation-test.html