20 Şubat 2013

“Red!” Red Hack Belgeseli – “Hak yiyen, hack yer!”


"Red!" 

Yönetmen: Mustafa Kenan Aybastı
Senaryo: Onur Doğan
Yapım: BSM – Bağımsız Sinema Merkezi  Süre: 70 dakika

Red Hack’ı anlatan “Red!” belgeselinin sorunlu bir belgesel-sinema dili var. Sovyetik belgeselciliğin eski biçimsel ve demagojik dili, belgeselin nesnel anlatım koşullarını zedeliyor.


Red! belgeseli afiş

Belgeselin ilk önce “belge” olması gerektiği tanımlamasının dışına çıkan film ara ara yoğun politik argümanlarla, inandığı politik söylemin savunuculuğunu yapıyor.



Belgeselin birinci bölümünde, tekno-bilişim tarihi ve “siber savaş” döneminin önemli aşamaları anlatılıyor. Dünya genelindeki hacktivist hareket ve Anonymous gerçeği, Wikileaks olayı ve politik etkiler göstermeye başlayan leaks-sızıntı haberciliği hareketleri hakkında görüntü ve röportajlara yer veriliyor.

Belgeselin ikinci bölümünde, dijital aktivistler ile offline aktivistlerin farkı belirtilerek, gittikçe genişleyen hacktivizm hareketleri anlatılıyor. Wikileaks belgeleri ve Occupy Wall Streeet 2001 işgalleri ile hacktivist hareketin ortaklık noktası anlatılıyor. Bu anlamda kendi içinde değişkenlik gösteren hacktivizm içerisinde Red Hack topluluğunun eylemleri ve farklılıkları anlatılıyor.

Red Hack üyelerinin dramatizasyonları başarısız!


Red Hack sosyalist kızıl hacker topluluğu liderleri Şirin Baba, İsyankâr Şirin ve Şirine; belgeselde canlandırma röportajlar tekniği ile gösteriliyor. Fakat Red Hack üyelerini canlandırma performansları, demagojik biçimiyle hem belgeselin anlatısını bozuyor, hem de başta Şirin Baba olmak üzere topluluk üyelerini sıradan kimlikler olarak tanıtıyor. Özellikle, Şirine kişisinin canlandırılması ve kadın oyuncunun dublajla birlikte daha da kötü olan performansı çok başarısız görünüyor. Şirine, nereyse ilköğretim müsaderesinden çıkmışçasına verilen persona ile hem hacktivist harekete hem de belgesele zarar veriyor.

Hacktivizm ve Red Hack konusundaki röportajlarda hukukçu, siyasetçi ve bilişimciler açıklama yapıyor ama Özgür Uçkan dışındaki kişilerin ifadeleri genellikle çok fazla bilgi ve ayrıntı içermiyor. Özgür Uçkan, bir akademisyen ve sektör insanı olarak, hacktivist hareketin politik-ekonomisi ve geleceği hakkında önemli değerlendirmelerde bulunuyor.

“Hak yiyen, hack yer!”


Belgesel, yer yer belge anlamında önemli bilgiler verse de, genel olarak propaganda söylemi ile sıkıntı yaşıyor. Bu sebeple, kamusal anlamda haklılık taşıyan bir hareketin teknik ve içerik olarak kurmaca bir sinema film ile anlatımı çok daha başarılı olacaktır.

Ahmet Usta

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.