24 Haziran 2013

Biber Gazı (CS) Sağlık Bakanlığı Raporu ve Kimya Mühendisleri Odası Açıklaması

 

2010 yılında Biber Gazı Hakkında Sağlık Bakanlığı Raporu


Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı‘nın 30.12.2010 tarihli raporunda, göz yaşartıcı mühimmatta kullanılan CS maddesinin kalp yetmezliğine, akciğer ödemine, karaciğer ve böbrek hasarına yol açabileceği belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, polis güçleri tarafından "kontrolsüzce kullanılan" göz yaşartıcı mühimnmatın "sağlığa zararlı olduğunu ve ölümlere yol açabileceğini " saptamıştır.  CS maddesinin (biber gazı) sağlığa zararlı olduğu ve ölümlere yol açtığı, Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığınca 2010 yılında saptanmıştır. 

Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı‘nın 30.12.2010 tarihli raporunda şu ifadeler yer almaktadır:

"Bu tür kimyasallar kullanım amacına, uygulama şekline ve uygulanan miktarına bağlı olarak klinik bulgulara yol açabilmektedir."

"Yüksek yoğunlukta kimyasala maruz kalınması durumunda kalp yetmezliği görüldüğü bildirilmiştir."

"Solunum sistemine ait komplikasyonlara bağlı ölümler bildirilmiştir."

"Bu maddelerin karaciğer ve böbrek hasarı yaptığı, maruz kalıştan birkaç gün sonra büllü cilt lezyonlarının ortaya çıktığı bilim kaynaklarında yer almaktadır."

"Bunlara ilaveten hastalarda panik reaksiyonları, ajitasyon ve bayılma da rapor edilmiştir."

"CS gazının kimyasal yanık, gözlerde keratit ve görme kaybına da yol açabileceği bildirilmektedir." 




Kimya Mühendisleri Odası'nın Biber Gazı Hakkında Basın Açıklaması

Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, 22 Haziran 2013 Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında şunları açıklamıştır:

Sağlık Bakanlığı’nın 2010 yılında verdiği rapor, Kimya Mühendisleri Odası'nın verdiği bilgileri doğrulamaktadır!

Göz yaşartıcı mühimmat (biber gazı), bilinçsizce kullanıldığında kalıcı sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle, Kimya Mühendisleri Odası, aşağıdaki önlemlerin derhal alınmasını talep etmiş ve kamuoyuna bildirmiştir:

1. Zararlı olduğu ve ölümlere yol açtığı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından açıkça saptanan CS maddesinin yurttaşlarımız üzerinde kullanılmasına derhal son verilmelidir.

2. Yaralanma ve ölümlere yol açtığı saptanan göz yaşartıcı gazlar ve tozlar, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 16/3-b maddesinde tanımlanan ‘maddi güç‘ tanımı içinden çıkarılmalı ve silah olarak tanımlanmalıdır.

3. Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 16. maddesi, kanuni şartları oluştuğu takdirde, ‘basınçlı su‘ kullanımına izin vermektedir. Basınçlı suyun içerisine kimyasal madde katılmasının ise kanuni dayanağı yoktur. Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) içerisinden yurttaşlara püskürtülen basınçlı suyun içerisine her türlü kimyasal madde katılmasına son verilmelidir. 

Sonuç

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 2. maddesi gereği polis, kanunlara ve Anayasa'ya aykırı olan faaliyette bulunamaz. Ayrıca, T.C Anayasa'nın 90. maddesine göre, kabul edilmiş milletlearası antlaşmalar, kanun hükmündedir

Sonuç itibariyle, "kullanım şartlarını ihlal" eden biber gazı kullanımı, kamu hizmeti görevlilerinin görevini kötüye kullanmasının delilidir ve T.C. olarak taraf olduğumuz Avrupa Temel Haklar ve Özgürlükler Sözleşmesi'ne aykırıdır.

İnsan sağlığı açısından bilinçsiz olarak kullanılan; CS maddesini içeren fişek ve el bombalarının kullanımı derhal durdurulmalıdır.

TOMA suyuna kimyasal madde katılması kanunsuzdur. Bu uygulamaya derhal son verilmelidir.

Biber gazının “orantısız ve bilinçsiz kullanımı” kamu hukuku kapsamında suçtur ve kolluk kuvvetleri görev ihlali yapmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.